35 ŞARKI SÖYLEMEK

2 Mart 2021

Sibel Can ile Hakan Altun, ‘Şarkılar Bizi Söyler’ programında iki saatin üzerinde bir performans sergiledi. Altun “30-35 şarkı söyleriz” diye başladı programa... Salgın döneminin mağdurları müzisyenler. Kemanı, darbukası, gitarı ya da davuluyla ekmek parasını kazananlar. Ben hem bu program hem de ‘İbo Show’a aynı açıdan bakıyorum. Orada çalan, enstrümanına hayatını veren müzisyenler için sevindim. “Online” dedikleri bir fasit dairenin içine hapsoldu müzik.

Televizyon farkı bu iki örnekte ortaya çıktı. Büyük bir stüdyoda en azından bir konserdeymiş gibi kendini hissetmek... Sibel Can ve Hakan Altun canlı söylediler. Sonra Hüsnü Şenlendirici geldi. Şarkıyı başka başka yerlere taşıyor klarnetiyle... Orkestrayı alkışlattı Aydın Kara ve Baki Kemancı. Baki Kemancı, Sibel Can’ın vazgeçilmez ismidir. Dünya çapında olabilecek yeteneğe sahip bir keman üstadıdır. İncesaz ekibi desem, ‘İkinci Bahar’ müzikleri desem, Muammer Ketencioğlu desem... Sonra Müslüm Baba şarkıları geldi. Şov olsun diye değil; içten söyleyen iki müzisyen. Yapımda Hülya Sepken var. Erkek dünyası yapımcı tekelini kıran bir isim. Salgın sonrası konser salonları, festivaller, müzik mekanları tıka basa dolacak. Şarkılar bir başka söylenecek. Bunun işareti de vardı programda.

BİZ KAÇ DEFA YAZDIK!

Son yazılarımda en çok yer verdiğim konulardan biri; futbol ve televizyon ilişkisi özelinde zeminler. Süper Lig stadları ortalama 10 yıllık. Yani yeni. Dış görünüş gayet modern. Stadın içine girince gerçek çıkıyor; zemin.

Fatih Terim, Erzurum maçı öncesi Ali Sami Yen Spor Kompleksi zemininden başladı. “Bu sahada futbol oynanmaz” diye daha net ifade etti. Yayıncı kuruluşun ‘zemini bozuk stadlarda maç oynanmaz’ şartını getirmesini istedi. 

Yanlış çim

beIN Sports’ta maç öncesi Güntekin Onay, Tugay Kerimoğlu ile programa katılan Önder Özen söyledi; “Kullanılan çim hibrit çim. Bize uygun çim seçimi yapılmalı. İngiliz, Hollanda çimi bize uymuyor” dedi.

Döksen ne olur?

Yazının devamı...

‘SADAKATSİZ’E SÜRPRİZ İSİM

1 Mart 2021

Ev ahalisi onu ‘Poyraz Karayel’de Sadreddin olarak pek beğenirdi. Dizi sektöründe çok konuşulan ve değerinden fazla ‘değer’ verilen isimler vardır. Pazarlama mahareti ile oluyor. Bir de ortada fazla görünmeyen ‘adam oynuyor abi’ takımı. Ali İl onlardan. Şimdi ‘Sadakatsiz’e girdi. Çok doğru bir karar. İl, her karaktere uyar ve yapar. Burada da kendi yorumunda başarılı olacağını tahmin ediyorum.
Peki hangi rolde geliyor? Gönül’ün kardeşi emniyet müdürü. Yani dizinin bir de üst düzey polisi olacak. Bu ne anlama geliyor?

Her işin içinde olacak

Gönül’ün Haluk ile olan sorunları, Derin’in akıbeti... Melih (Ali İl) tüm bu sarmalın içinde yerini alacak. Bu arada Derin ölüyor mu?

Derin ölecek mi?

‘Sadakatsiz’de soru işaretleri çok. Her bölümün başında bunlar bize gösteriliyor. Daha önce Derin’in cinayete kurban gittiğine dair ipuçları veren görüntüler dikkat çekmişti. Polislerin evde inceleme yaptığı görüntüler vardı. Derin’in Volkan’la ilgili yazdıkları da izleyiciyi şüphenlendirmek için senaryonun verdiği ipuçlarıydı. Son bölümde Derin, Volkan’ı bir not yazarak terk etti. Yani Derin ölecek mi? Kaynaklarım “Hayır böyle bir şey olmayacak” dediler. Peki bitecek karakter yok mu?

Bunalımda

Haluk’un oğlu olduğu ortaya çıkan Selçuk (Taro Emir Tekin) bugüne kadar yaptıklarının hesabının altında eziliyor. Annesinin varlığı daha da dibe götürüyor onu. Duyumlar ve bilgiler Selçuk’un diziye veda edeceği yönünde.

Yazının devamı...

KISA DİZİ GEZİNTİSİ

28 Şubat 2021

Ev ahalisi, “Ekranda dikkat çeken farklı iş Hekimoğlu” diyorlar. EDHO masada devam ediyor. Uzun bir süre izleyip, özellikle farklı müziklerini beğenmiştim. Kısır bir döngünün içine girdi ‘Son Yaz’. Halbuki ekip gerçekten çok iyi. Bir de onları oynatabilseler. ‘Sadakatsiz’, psikopat haliyle dikkat çekmeye devam ediyor. ‘Bakalım ileride neler olacak?’ diye her hafta bir bomba ekliyor. Akıllı iş.
Başarılı yapımlardan ‘Bir Zamanlar Çukurova’ yoruldu, sona gidiyor. Emek verilmiş bir iş olarak hatırlanacak. ‘Sol Yanım’ı ev ahalisi izledi entrikası ve Defne Samyeli botoksları için! “Gönül Dağı’nın Fellini filmlerini andıran bir hali var” diye yazmıştım. Sonra hafif bir Yelişçam’a evrilir oldu. Bu arada TRT 3 yapımı gün birincisi oluyor. Altını çizelim. ‘Maraşlı’dan umutluydum senaryo imzasıyla ama pek öyle olamadı. Sanırım Mahur kızımızın bunda etkisi var.

EUROLEAGE VE BANDO

Ev ahalisi, “Bu maçı izleyelim” dedi. Euroleage’de iki Türk takımının maçı; Fenerbahçe-Anadolu Efes. Gurur verici bir durum. Üçlükler havada uçtu. Eşim, “Spiker bazı ataklarda sesini daha da yükseltiyor” dedi. İsmail Şenol ve İhsan Bayülken ikilisi maçı anlatım kısmında. Bana da biraz öyle geldi.
Efes 100’e doğru giderken epey sakinleştiler! Bandolu ve seyircili bir maç oldu. Ev ahalisi, “Normalleşme çılgınlığı. Sokakta yürüsen ceza yersin ama” dedi. Galatasaray’ın halini düşündük izlerken. Küme düşebilir bu sene. Ergin Ataman’ı seyrederken eski günlere gittik. Ha parkede bir tane Türk oyuncu vardı büyük bölümde...

İŞTE KEMANCI ROLÜ BÖYLE OLUR

‘Yedi Evlat İki Damat’ bir Halit Refiğ filmi. Senarist Naci Çelik Berksoy. Bir Yeşilçam filmi. Hatta ‘Amerikan aile komedi filmlerini’ andırıyor. Ayrıntılar keyifli. Ev ahalisi tesadüf açtı, orada kaldı. Yedi çocuktan biri Salih keman çalıyor. Dikkat ettim keman yayı tutuşu doğruydu. Bizim yerli dizilerde ney üfleyeni var, çello, keman... Bir tanesi için “Bunu bana hissettirdi” diyemedim. Yönetmenlere tavsiyem, alın bu filmi izleyin.

Yazının devamı...

KIBRIS DİZİSİ: BİR TARİH EKRANA SÜRPRİZLİ GELECEK

24 Şubat 2021

‘Türkiye’nin hemfikir olduğu’ bir bitmeyen hikaye Kıbrıs... TRT’nin ‘Bir Zamanlar Kıbrıs’ dizisi, her açıdan iddialı bir yapım. Nasıl anlatacağı, çekileceği ve sonucu, bizim kadar dünyanın da takip edeceği bir proje... ‘Bizim tarihimiz diziler için büyük kaynak’ gerçeğinin bir yansıması aslında. Emre Özdür ve Başar Başaran senaryoyu yazıyorlar. Bir TMC yapımı. Ve sanırım işin büyük bölümü senaristlerin üzerinde... Özetle Kıbrıslı bir aile, Ankara’dan gelen bir devlet görevlisi ve onların hayatları üzerinden yürüyen bir Kıbrıs anlatımı. Hikayede kurgu içinde aslında, yüzlerce ailenin hatıraları, gazete arşivleri ve kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın ciltlerle anıları yer alıyor.

Kimler oynuyor?

Sakız tüccarı Kemal Dereli (Ahmet Kural), eşi İnci (Pelin Karahan), Türkiye’den adaya giden Ankaralı (Serkan Çayoğlu) ve nişanlısı (Gülper Özdemir); hikaye onların çerçevesinden ilerleyecek.

Erenköy’den harekâta

Hikaye, ‘Kanlı Noel’ olarak bilinen katliamla başlıyor ve Kıbrıs Barış Harekatı ile noktalanıyor. Kulağıma gelen, şimdiden Ada’daki 1963 yılına ait çekimler epey el alacak gibi görülüyor.

Kim hikayedeyse, oynayacak

Denktaş’ı Devrim Saltoğlu oynayacak. Rum komutan Samson’u Tayanç Ayayadın, Makarios rolü ise Emre Törün mesela... Doktor Fazıl Küçük ve Grivas adadaki tarihin karakterleri. Peki Türkiye ayağında kimler var? Menderes, İnönü, Ecevit, Erbakan, Demirel... Hepsi zamanı geldikçe, dizideki yerlerini alacaklar.

Yazının devamı...

KANAL D’DE İNGİLİZ GERİLİM UYARLAMASI

23 Şubat 2021

İngiliz yapımlarını her daim severim. Gerilim ve polisiyede uzmanlar. BBC’nin dijital platformunda, herhangi bir polisiye dizisinin hangi bölümünü izlesem, sonuna kadar devam ettiğimi fark ettim. Ev ahalisi olarak İngiliz polisiyesi ‘Broadchurch’ü heyecanlı izlemiştik. Bir ITV ve Soundance TV ortak yapımı ‘Liar’dan bahsediyorum. Öğrendim ki, Süreç Film bu dizinin yerli halini çekecek. Yayınlanacağı kanal büyük olasılık Kanal D olacak. İngilizler’in kendilerine has bir tarzları var. Biraz soğuk, gerilim dozu yüksek ve hayli gerçekçi bir anlatım.

‘Total’ diye bir olay vardır. Bu sadece bir kategori değildir. Hakim dizi anlayışıdır. Bizde eğitimli diye yapılan ayrım, istenen sonucu vermez. Üniversite mezunudur, Kanal 7’de Hint dizisi izler mesela. Bu açıdan bakınca açık kanallarda dizi seçimi, dijital ortam gibi olmaz. Böyle dedikten sonra şahsen ‘Liar’ dizisinin, yerli halinin kendine has bir üslup içinde ve ‘Türk işi soap’ sosuna fazla batırılmamış olmasını temenni ederim. Kısaca konusuna da değinelim bir fikir olsun...

Kim yalan söylüyor?

Laura (Joanne Froggatt) lisede öğretmendir. Sevgilisinden yeni ayrılmıştır. Kendi sınıfındaki öğrencilerden birinin babası ile yakınlaşır. Andrew (Ioan Gruffudd) cerrahtır ve de hayli karizmatiktir. Hikaye onların birlikte çıktıkları ilk akşam yemeği sonrasında başlar. Laura güzel gecenin sabahında Andrew’un kendisine tecavüz ettiğini öne sürecektir. İkisinden biri yalan söylemektedir.

DOĞAN HASOL NOKTAYI KOYDU

“İstanbul için öteden beri konulmuş bir kuraldır; şehrin akciğerleri kuzeydedir. Şehir buraya kaymamalıdır. Yapılan pek çok yatırım İstanbul’u kuzeye kaydırdı. Nüfus 20 milyonu buldu. Böyle bir yer düzenlenemez... İstanbul azman bir şehir oldu. Megapol değil.” Suyun bu bölgeye yetmesinin mümkün olamayacağını da söyledi Doğan Hasol. Bu ülkenin en önemli mimarlarından. Yani noktayı koydu ‘Hayat Sanattır’ programında KRT’de.

Yazının devamı...

‘40’ ÇEŞİDİ VAR!

22 Şubat 2021

‘40’ yerli format... Şimdi uluslararası alanda da adını duyurdu. Programın ‘40 çeşidi’ olmaya başladı bizde. Bir tanesi esinlenip bam teli cümleyi de almış: ‘Soru gelsin’. Etinden sütünden yararlanmak böyle bir şey!

UNUTULDU GİTTİ...

Barselona-PSG maçını 4 milyon 300 bin kişi izlemiş İtalya’da. Bizde kaç kişi izlemiş? Eskiden olay olurdu. Maçlar saat farkı (!) nedeni ile geç başlıyor. İkincisi, paralı kanalda aboneye hizmet var sadece. Böyle olunca ‘Şampiyonlar Ligi Maçları’ unutuldu gitti. Bir başka husus da bizim takımların ilk turda bu turnuvada havlu atmaları. 

ŞATAFATLI STÜDYOLAR

TRT’nin kültür kanalında bir stüdyolar var ‘kuş sütü eksik olmasın’ demişler. Dekorda masraftan kaçılmamış da içerikte durum nedir? Attila İlhan’ın ‘Zaman İçinde Yolculuk’ sohbetinin tadı hâlâ damakta. Hoş sohbet için özel olmak lazım. Konuşmak için konuşmak, soru sormak için sormak hissiyatı oluyor izlerken bazen. Atilla Dorsay’ın sinema sohbetleri (Sevgili Alin ile Mehmet’i ayrı tutuyorum) ne hoştu mesela.

EKRANDA MİZAH

Mizahın beslenen damarlarından biri siyasettir. Biz ‘Demirel ve Ecevit’ kuşağıyız. Şimdiki durum biraz farklı. ‘Güldür Güldür’de siyasi espri yapıldı diye haber oldu. Levent Kırca’yı zaman zaman “Bu hafta iyi değildi” diye eleştirirdik. 90’lı yıllarda bir ‘Nargile Kahve’ vardı. Ecevit katılmıştı. Bir kahve sohbeti şeklinde, “Ecevit Abim gelmiş kırmadı bizi” diye hitap ediliyordu. Bahadır Tokmak ve Turgay Yıldız yaparlardı. Sonra ‘Bizim Bakkal’ vardı. Bütün bunlar Flash TV’de olurdu. Hani ‘kendine has eğlence programları’ ile anılan kanalda. Turgay Yıldız sosyal medyada kısa kısa skeçler yapıyor. Şimdi söyledikleri o zaman sıradan, bugün ‘çok özel’ oluyor anlayacağınız. 2000’lere dair en son hatırladığımız ‘Koca Kafalar İle Baba Haber Bülteni’ vardı.

Yazının devamı...
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
nevşehir escort
kayseri escort
sakarya avukat
webmaster forum
buca escort bayan