KORONALI KAPANMA GÜNLERİNDE SAĞLIĞIMIZ

4 Mayıs 2021

Biz koronavirüse odaklanmışken hayat devam ediyor. Bu kapanma günlerinde sağlığımızın genel durumu çok önemli hale geliyor. Çünkü bu virüsle baş etmek için sağlığımız iyi olmalı.

Korona günlerinde kalp ve damar sağlığımız her zamankinden daha fazla önem kazanmıştır. Bunun sebeplerinden birincisi, evde kaldığımız günlerde artan hareketsizlik ve beraberindeki duygusal yeme davranışı. İkincisi ise Kovid-19 geçiren orta ve ağır hastalarda tespit edilen kalp kası tutulumuna bağlı hasarlanma, kalp kası iltihabı (miyokardit), kalp ritim bozuklukları (aritmi) ve damar içi pıhtılaşma bozuklukları gibi durumların ortaya çıkışı.

 Bunun için yapılması gerekenler:

1- Hareket

Yaşınıza uygun fiziksel aktiviteyi her yaşta yapmanız çok önemli. Unutmayın ki, atalarımızın dediği gibi, “İşleyen demir ışıldar”. Bu da bedeniniz için egzersiz yapın anlamına geliyor. Egzersizin ne olacağını yaşınıza ve kapasitenize göre ayarlayın.

 Solunum egzersizleri önemli

Koronavirüse karşı en önemli diğer mücadele bölgemiz hava yolları ve akciğerlerimiz. Bu nedenle, solunum kapasitesinin üst düzeyde tutulması önemli. İlk egzersizimiz yavaş bir şekilde burundan nefes almak (4 sn) ve dudakları büzerek ağızdan 8-12 sn içinde bu nefesi vermektir. Ayrıca yürüyüşle birlikte basit bir sandalyeden oturma ve kalkma egzersizi tüm kaslarımızın kas kaybını engelleyecektir.

Yazının devamı...

Koronalı günlerde bahar yorgunluğu

27 Nisan 2021

Özellikle, koranavirüs salgınının tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de etkisini sürdürdüğü bu dönemde bizler koronavirüse odaklanmışken aslında hayat devam ediyor. Sağlığımızın genel durumu çok önemli hale geliyor. Çünkü bu amansız virüsle baş edebilmemiz için sağlığımızın iyi olması gerekiyor. Bahar yorgunluğu da bu dönemde bağışıklığımızı etkileyecek tablolardan biri.

İlkbahar, havaların ısınmaya başlaması ve doğanın uyanışıyla beraber, birçok insanın kendini daha iyi hissettiği bir dönemdir. Bunun yanında azımsanmayacak bir grup, mevsim başında halsizlik, yorgunluk ve isteksizlik hissedebilir. Bahar yorgunluğu, halk arasında sık kullanılan bir terim olup, iklim değişikliğinin vücutta yarattığı yorgunluk olarak tanımlanabilir.

Aslında birçok nedenin bir araya gelerek yarattığı tablodur. Yorgunluk hissinin yanında, uyku düzensizliği, iştah azalması, kas krampları, eklem ağrıları ve kadınlarda âdet düzensizliği gibi belirtiler olabilir. Halsizlik nedenlerinin başında meteorolojik etkiler gelir.

Mevsim geçişleri öncelikle hormonlarımızı etkiler. Vücudun yeni çevresel değişikliklere alışması ve hormonlarının yeniden dengeye girmesi zaman alır. Bu durum, çevreye uyum sağlamamızı zorlaştırarak dış etkenlerden daha çabuk etkilenmemize neden olur. Kış aylarında çoğunlukla daha hareketsiz bir yaşam sürdürüldüğünden ve alınan kilolardan dolayı ilkbaharla gelen hareketli yaşama uyum konusunda zorluklar yaşanabilir.

Kirli hava, elektrik yükünün artışı ve iyon değişiklikleri de yorgunluk hissine neden olabilir. Ani ısı değişiklikleri ise adaptasyon sistemimizi zorladığı için mevsim başında bizi en çok etkileyen nedenlerden biridir. Mevsimin ruhsal etkileri en az fiziksel değişiklikler kadar önemlidir. Özellikle yoğun çalışan, stresi yüksek olan kişilerde ve depresyona eğilimi olanlarda, yorgunluk hissi oluşabilir.

ALINACAK ÖNLEMLER

Bahar yorgunluğunun önlemleri daha bahar gelmeden alınmalıdır. İlk yapılması gereken şey, beslenme düzeninin ayarlanmasıdır. Her zaman sağlıklı beslenmeyi önermekle beraber, çoğumuz kış aylarında daha kalorisi bol, taze sebze ve meyveden fakir bir beslenme programı uygularız. Bu tarz beslenmeler kilo almamıza neden olur.

Yazının devamı...

Ramazanda bağışıklığımız

20 Nisan 2021

Koronavirüs salgınının tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de etkisini sürdürdüğü bu döneme denk gelen bu ramazanda, güçlü bir bağışıklık çok daha önemli bir hal almaktadır. Bütün gün hem su içmeden hem de yemek yemeden bağışıklığımızı nasıl güçlendireceğiz diye düşünebilirsiniz. Fakat yapılan birçok araştırmada uzun açlık dönemlerinin zayıf düşürmediği, tam aksine, bedenimizi güçlendirdiği sonucu çıktı. Bunun için açlık diyetleri, aralıklı oruç ve benzer isimlerde birçok uygulama da hayatımıza girdi.

Ramazan ayında da bu durumdan faydalanmalıyız ve bazı basit kurallara uyarak ramazan ayını hem kötü kilolardan kurtulmak hem de bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için bir fırsat ayına çevirebiliriz.

Bağışıklık sistemimizin yüzde 80 bölümü bağırsaklardadır. Yani öncelikle bağırsaklarımızı güçlendirmemiz gerekiyor. Bunun için öncelikle ritmik bir beslenme modeli gerekiyor. Aslında ramazan ayı bu ritmi sağlamak için mükemmel bir dönem. Çünkü yemek saatleri belirli ve hemen hemen herkes sizinle birlikte bu saatlere uymak zorunda. Kısaca, bu saatler için kendiniz bir çaba sarf etmek zorunda değilsiniz.  İki öğün var: Birinci öğün sahur genelde kahvaltılıkların tercih edildiği gün ağarmadan yenilen bir öğün; ikinci öğün iftar, ana yemeklerin yendiği, hemen güneşin batışıyla başlayan bir öğün. Ritim sağlandığına göre ilk aşamayı geçtik demektir. İkinci aşama, öğünlerde doğru tercihlerin yapılması.

Sahur için

- Çiğ fındık ceviz badem. Bağışıklık sistemi için sağlıklı yağlar ve en önemlisi ekmek yerine tüketildiğinde bir süre sonra ekmek ihtiyacının azalmasına ve sonlanmasına da yardımcı oluyor. Bir diğer yararı ise çiğneme refleksini artırdığı için yediklerimizi daha uzun süre çiğniyoruz ve dolayısıyla sindirim sistemimize destek olmuş oluyoruz. 

- Yumurta mükemmel bir protein kaynağı, enerji deposu

- Tereyağı

Yazının devamı...

Koronalı günlerde oruç ve sağlığımız

13 Nisan 2021

Ramazan ayı toplumumuzun en özel zaman dilimlerinden biridir. Özellikle, koranavirüs salgınının tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de etkisini sürdürdüğü bu döneme denk gelen bu ramazanda, biz hekimlerin toplumumuza sağlık açısından öneriler getirme sorumluluğumuz olduğuna inanıyorum.

Koronavirüsle mücadele edebilmek için güçlü bir bağışıklığa sahip olmalıyız. Güçlü bağışıklık dengeli ve düzenli beslenme gerektirir. Dört besin grubundan yeterli derecede beslenilmeli. Bunlar süt ve süt ürünleri, et grubu, sebze-meyve grubu ve tahıllardır. Bu gruplar içerisinde enfeksiyonla baş etme konusunda çok başarılı besinler var. Özellikle rengârenk çeşitli sebze ve meyveler çeşitli antioksidan ve lif içerikleri nedeniyle kıymetli.

Sahurda ağır yiyecekler tüketilmemesi, hızlı yenilmemesi, sıvı ihtiyacının birdenbire iftarda değil, sahura kadar olan süreçte yavaş yavaş karşılanması gerekmektedir.

ŞEKER HASTALARI AZ AMA SIK YEMELİ 

Diyabet hastaları için bu dönemde oruç tutmak konusunda karar vermek, hastayı iyi tanıyan doktoru tarafından yapılmalıdır. Sağlık problemleri yaşamamaları için ilaçlarının programı, iftar ve sahurda alınacak şekilde düzenlemelidir. Bu hastalar, iftar ve sahur arasında az ama sık yeme ilkesine dikkat etmeliler. Yiyecek seçiminde, kan şekerini yükseltme potansiyeli, yüksek basit karbonhidratlardan kaçınılmalı, bunun yerine proteinden zengin besinler, sebze-meyve çeşitlerinin bulunduğu kahvaltı tarzı beslenme tercih edilmeli.

DOKTORLA BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMELİ 

- Yüksek tansiyon hastalarının ilaç kullanımı ve oruç tutmalarında bir sakıncanın olup olmadığı doktorlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.

Yazının devamı...

Sırt ağrısı

6 Nisan 2021

Her beş kişiden biri yaşamının belirli dönemlerinde sırt ağrısıyla karşı karşıya kalır. Her yaş grubunda ortaya çıkabilen sırt ağrısı, hayat kalitesini düşürmekle birlikte, önemli hastalıkların da belirtisi olabilmektedir. Pek çok rahatsızlıkta olduğu gibi sırt ağrısında da erken teşhis çok önemlidir. Kas incinmesi gibi basit bir nedenle ya da kalp hastalıkları gibi ciddi bir sağlık sorunuyla birlikte görülebilir.

Sırt ağrısı, sırtımızda bulunan omurganın iki yanındaki kasların gerilmesiyle oluşur. Sırt ağrısına yol açan bu gerilmenin en büyük nedeni strestir. Normalde “C’’ harfine benzeyen boyun omurgası düzleşir, omuz ve sırta giden sinirlerin çıkışları daralır ve sinirler baskı altında kalır. Bu baskı sonucunda sırt kasları gerilir ve ağrı oluşmaya başlar. Kasların uzun süre gergin halde kalması fibrozit adı verilen kas topaklarına neden olur. Yorgunluk, ağır kaldırma, klimaya maruz kalma gibi tetikleyici etkenlere bağlı olarak da sırt ağrısı olur. Bazı kişilerde sırt ağrısını azaltmaya yönelik kambur duruş başlayabilir. Sırt ağrısı pek çok hastalığın belirtilerinden biri de olabilir.

Özellikle masa başı çalışanlarda çok sık görülen sırt ağrısına myofasiyel ağrı sendromu denir. Sırt bölgesinde kaslara ve yumuşak dokulara bağlı gelişen ağrılar uzun süre masa başında çalışan kişilerin ortak şikâyetlerinden biridir. Çoğunlukla sırt kaslarının üzerine basmakla ağrı tetiklenir, duruş bozukluğu ortaya çıkar.

Kalp, akciğer ve safra kesesi hastalıkları da sırt ağrısına neden olabilir. Özellikle sırt bölgesinde omuzlardan kaburgaların bitimine kadar ağrı hissedilir. Boyun fıtığı da bölge olarak sırta yakın olması nedeniyle sırt ağrısına neden olabilir. Bunun yanı sıra boyun ve sırt omurgalarında oluşan kireçlenmeler de sırt ağrısı nedenlerindendir. Bu ağrıya özellikle kolda güç kaybı, uyuşukluk eşlik ediyorsa bu ağrılar boyun fıtığı habercisi olabilir.

Yumuşak doku romatizması olan fibromiyalji, sırt ağrısı belirtileriyle kendini gösteren bir hastalıktır. Özellikle kadınlarda çok sık görülen fibromiyalji özellikle sırt bölgesi başta olmak üzere kişilerde yaygın vücut ağrısına neden olur. Yorgunluk, şişkinlik, depresyon ve stresle birlikte sırt ağrıları çok yoğun şekilde hissedilebilir. Fibromiyalji tedavisi multidisipliner bir yaklaşımla gerçekleştirilir.

Omurga eğriliği anlamına gelen skolyoz özellikle gelişme çağındaki hastalarda yoğun şekilde sırt ağrısına neden olabilir.  Hastanın şikâyetleri bilgisayar karşısında artarken, dinlenmeyle hafifleyen niteliktedir. Skolyoz erken dönemde teşhis ve tedavi gerektiren ciddi bir rahatsızlık olduğu için sırt ağrıları mutlaka dikkate alınmalıdır.

Daha çok kadınlarda görülen osteoporoz hastalığında sırt ağrısı, sırt kemiklerinde kırılma ve buna bağlı olarak boy kısalması görülebilir. Sırt üzerinde yoğunlaşan ağrı ve hassasiyet oldukça şiddetli olabilir. Sırt ağrısının yol açacağı kamburluğu önlemek için ilaç tedavisine ek olarak sırt kaslarını geliştirici egzersizler tavsiye edilir.

Yazının devamı...

BURUN KANAMASI

30 Mart 2021

Burun kanaması, burnun bir ya da her iki deliğinden birden kan gelmesidir. Hafif ya da yoğun bir kanama şeklinde görülebilir ile birkaç saniyeyle 10 dakika arasında devam edebilir.

Tıptaki adı ‘epistaksis’tir. Her yaşta insanın başına gelebilir ve farklı nedenleri vardır. Burunda pek çok küçük damar bulunur ve bunlar en ufak bir darbeyle kanayabilecek kadar hassastır. Kanamalar burnun ön (anterior) ya da arka tarafından (posterior) kaynaklanır. Anterior burun kanaması alerji, nezle ya da ufak bir yaradan dolayı olabilir ve hafiftir. Genellikle evde tedavi edilebilir. Öte yandan, daha çok yetişkinlerde görülen, yüksek tansiyon, tümör ya da ilaç kaynaklı olabilecek posterior burun kanamaları tıbbi müdahale gerektirebilecek, ciddi kanamalardır.

Sebepleri nelerdir? 

Kuru hava en çok rastlanan burun kanaması nedenleri arasındadır. Kuruyan burun zarları kanama ve enfeksiyonlara karşı hassaslaşır. Çok soğuk havalarda burun mukozasının kuruyup çatlaması sonucu, oluşabilir.

Pek çok burun kanamasında kanamanın sorumlusu farklı şekillerde oluşan darbe veya yaralardır.

Kaza ya da kavga sonucu burna alınan şiddetli bir darbeyle oluşan kırıklar da şiddetli bir kanamaya ve şekil bozukluğuna yol açabilir.

Tıkalı burnumuzu açıp rahatlamak için var gücümüzle sümkürmeye çalıştığımızda, ne yazık ki rahatlamak yerine bir de çatlayan damarlardan kaynaklanan kanamaya yol açabiliriz.

Sinüzit, soğuk algınlığı veya grip gibi benzeri solunum yolu enfeksiyonları burun kanamalarına yol açabilir.

Yazının devamı...

Hepatit C

23 Mart 2021

Hepatit C, aynı adla anılan virüse bağlı gelişen bir hastalıktır. Uzun vadede karaciğer sirozu ve hasara yol açar. Virüs 1989 yılında keşfedilmiştir. Bilinmediği dönemlerde, hepatit A ve B’ye benzerliği nedeniyle, ‘A ve B’ye bağlı olmayan’ olarak anılırdı. C tipi, hastalığın geç evrelerine kadar sessiz kalır ve başlangıç döneminde yakalamak çok zordur. Genelde belirti vermez ya da yorgunluk, halsizlik ve hazımsızlık gibi birçok rahatsızlıkta görülebilecek şikâyetlerle karışır. 

Hepatit C, insandan insana kan yoluyla bulaşır. Kan ve kan ürünü verilenler, uyuşturucu kullananlarda daha sık görülür. Ülkemizde uyuşturucu kullanımı yaygın olmadığından, kan bankaları bağış olarak aldıkları kanlarda hepatit C araştırması yaptıklarından ve tek kullanımlık iğneyle tıbbi malzeme tercih edildiğinden bulaşma riski azalmıştır. Hastalığın cinsel temasla bulaşıp bulaşmadığı tartışmalı bir konudur. Çok eşliliğin hepatit C riskini artırdığı kabul edilmektedir. Ev içinde, işte ve diğer sosyal temaslarla bulaşmaz. Türkiye’de hastalığın görülme sıklığı yüzde 0.3’tür. Yani bin kişiden üç kişide ortaya çıkar.

Tanı nasıl konur?

Kronik HCV, akut enfeksiyondan altı ay sonra temizlenmeyen enfeksiyon demektir. Hastalarının çoğunda hiçbir belirti bulunmaz ama karaciğerinde hasar gelişmiş olabilir. Hastalık rutin olarak yapılan karaciğer testleri sayesinde fark edilir.

Teşhisinde, kanda HCV’ye karşı oluşmuş antikoru saptayan bir tarama testi (Anti-HCV) istenir. Sonuç pozitif çıkarsa, ikinci bir testle doğrulama yapılır. Anti-HCV testinin pozitif çıkması kişinin HCV ile karşılaştığını gösterir, ancak enfeksiyonun devam edip etmediğini göstermez.

Sarılıklı akut hepatiti tanımak zor değildir. Akut devrede anti-HCV antikorlarının saptanabilir düzeye gelmeleri 4-6 haftayı alır ve tanı için HCV-RNA’nın araştırılması gerekir. Akut devresinde yakalanan hastalığın tedavisinin etkinliği, yüzde 80’in üzerindedir.

Tedavi şansı yüksek

Erken yakalandığında hepatit C’nin tedavi şansı yüksektir. Bu hastalar genelde başka şikâyetlerle incelendiklerinde veya kan bağışında bulundukları sırada saptanır. Sorunun gidişini izlemek için birtakım testler, gerekirse karaciğer biyopsileri yapılır. Alınacak önlemler ve tedaviler bu bulgulara göre planlanır.

Yazının devamı...

Hepatit B?

16 Mart 2021

Hepatit B, hepatit B virüsünün (HBV) yaptığı karaciğer iltihabıdır. Virüs bulaştıktan sonra hastaların bir kısmında sarılıkla karakterize akut hepatit gelişir. Çoğu hastaysa, ilk enfeksiyonu sessiz veya sarılık olmaksızın, gribal enfeksiyon gibi geçirir. HBV, karaciğeri seven bir virüstür. Organa yerleşir, çoğalır ve zamanla harap ederek, siroza ve karaciğer yetmezliğine yol açar. Normalde akut enfeksiyon sonrası altı ay içinde vücuttan atılır ve HBV antikorları ortaya çıkar. Bu, tam iyileşmeyi gösterir. HBV enfeksiyonu altı aydan uzun sürerse, ‘kronik hepatit B virüsü enfeksiyonu’ adını alır. Erişkinlerde akut B hepatiti yüzde 95 iyileşmeyle sonuçlanır. Kronikleşme riski, yüzde 5 veya daha azdır. Bu kronikleşme, ilk enfeksiyonu sessiz geçirenlerde daha sıktır.

 Virüs inaktif olabilir

Kronik enfeksiyon, klinik seyri açısından ikiye ayrılır. Çoğu kişide virüs vücutta olmasına rağmen, çoğalma yeteneği çok sınırlıdır ve karaciğer hasarı yapamayacak düzeydedir. Bu kişilerdeki durum, ‘inaktif taşıyıcılık’ veya ‘inaktif kronik HBV enfeksiyonu’ olarak adlandırılır. İnaktif taşıyıcılık, inatçı ve genelde ömür boyu süren, selim bir haldir.

Hastaların uzun süreli takibinde, çok azında ciddi karaciğer hastalığı meydana gelebilir. Yine düşük bir oranda kendiliğinden HBsAg kaybı ve antikorun (anti-HBs) ortaya çıkması söz konusudur. Bunu önceden kestirmek mümkün değildir. Her ne kadar selim seyirli bir durum olarak tanımlansa da, inaktif taşıyıcıların en az yılda bir kez kontrolü gerekir.

Kronik HBV enfeksiyonu olanların daha az bir kısmında virüs aktiftir, çoğalarak karaciğerde kronik iltihaba yol açar. HBV, DNA’nın belli bir düzeyin üzerinde pozitifliği ve karaciğer enzimlerinde yükseklikle karakterize durum ‘kronik B hepatiti’ olarak tanımlanır. Kronik B hepatitli kişilerin bir kısmında 10-40 yıl gibi çok uzun sürelerde siroz ve daha az bir kısmında da karaciğer kanseri gelişebilir.

Kişinin HBV ile enfekte olunca, sonucun ne olacağını virüsle vücudun bağışıklık sistemi arasındaki etkileşmeler belirler. Virüs, vücuda girdikten sonra bağışıklık sistemi yabancı mikrobu tanıyarak, cevap vermeye başlar.

Peki, nasıl bulaşıyor? 

Yazının devamı...
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
nevşehir escort
kayseri escort
sakarya avukat
webmaster forum
buca escort bayan